BTSTURKİYE
                             

BTS

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

BUHARLA TEMİZLİK

  YATAĞIMIZDAKİ CANAVARLAR
SICAK BUHARLA BU CANAVARLARDAN KURTULURSUNUZ
*
Bir saç telinin yarısı kadar boya ulaşabilirler.Ortalama 60 günlük bir ömürleri vardır.Bu süreci cildimiz,yataklar,koltuklar vs.. gibi yerlerde geçirirler.Deri döküntülerini yiyen mite bunu hazmettikten kısa bir süre sonra 20 mikron  genişliğinde dışkı döküyor.Bu dışkının içinde insanda astıma neden olan glikoprotein bulunuyor.

HER GECE BİZİM YATMAMIZI BEKLİYORLAR VE SONRADA YATAKTAN VÜCÜDUMUZA ÇIKARAK DERİMİZİ YİYORLAR
Günümüzde yaşadığımız alanlarda yaptığımız temizlikte kovalarca su kullanılıyor dolayısıyla temizlik yaptığımız alanda nem oranını artırarak  çeşitli canlıların üremesine yardımcı oluyoruz.Buharlı temizlik sistemi ile daha kuru temizlik yaparsınız.                                 Bu yaratıklardan kurtulmanın en etkili yollarından biride ıslak bırakmadan sıcak suyla yapılan temizlik.Buharlı temizlik sistemi ile 130-150 derece arası sıcak buharla ev tozu akarlarından kurtulmanızda fayda sağlar.
Eski bir yastığın,mevcut ağırlığının yaklaşık yarısının mite posa,pisliği yumurta ve atıkları olduğu ortaya çıkıyor.Bizler gece nefes alırken yastığın içindeki ve evdeki bu canavarları cigerlerimize gönderiyoruz .CAMBRİDGE Üniversitesinin Tıbbi  Entoloji Merkezi ilginç bir tespiti var:İngilterede her yıl ortalama 5 kişi bu yaratıklara olan yoğun alerjiden dolayı hayatını kaybediyor
Kıl mite’ları:kılsal bölgelerde kıl diplerinde yaşarlar,sivilcelere ince kırışıklıklara ve kaşıntılara neden olurlar            Uyuz türü mite:cildin içine girerek beslenirler.Acı ve kaşıntılara neden olurlar. Ev tipi toz mite’ları:insanların sağlığına en çok zarar verenlerindendir.Hassas bünyeli insanlarda astıma neden olurlar

Toz Akarları Neden Kurumazlar?

Ohio'da böcek uzmanı Emmett Glass'ın laboratuvarında geçenlerde garip bir şey oldu. Toz akarları petri kutusundan kaçtılar. 0,3 mm boyundaki bu canlılar oraya buraya kaçışacakları yerde laboratuvar masasının üstünde birbirlerine kenetlendiler. Glass akarların bu yöntemle su kaybetmeyi önlediklerini tahmin etti. Yıllardır biyologlar toz akarlarının nasıl ıslak kalabildiklerine
şaşmışlardır. Laboratuvarda nem % 50'nin altına düşünce akarlar kurur ve ölürler. Peki ev tozlarında insan derisinden dökülen
parçaları yiyerek yaşayan ve allerjik astıma yol açan bu canlılar, evin içindeki nem % 50 altına düşünce nasıl yaşayabiliyorlar? Glass, akarların kurumamak için birbirlerini kucakladıklarını düşünüyor. Bunu ispatlamak için kümeleşmiş akarlardan birkaçını alarak düşük nemli bir ortama koydu ve sonra tarttı. Kümeleşmiş akarlarda su kaybı yalnız kalan akarlardakine göre yarı
yarıya daha azdı. Glass toz akarlarının nasıl kurumadan kalabildiklerini şöyle açıklıyor: "Toz akarlarının başlarının yaniarında tuz tutucu bezler vardır bunlar havadan su molekülleri emerek ağıza sifonlarlar. Toz akarları küme yaptıkları zaman, hemcinslerinden aşırı su depolamış olanların suyundan yararlanırlar". Glass, toz akarlarının kucaklaşma haberini birbirlerine feromonlarla ilettiklerini söylemekte, şimdi bu feromonları aramakta ve şöyle demektedir: "Asıl amacımız astımlı hastaları çok rahatsız eden bu zararlı hayvanları yok edebilmektir". Resimde bir toz akarının başı görülüyor.
(Discover, Eylül 1998; Bilim ve Teknik, Ekim 1998)

Çevredeki Alerjenler                                                                                       Alerjenler birbirine benzemez. Aralarında şu yönlerden farklar vardır: Ev içinde veya dışında (açık havada) olmak, havaya karışma biçimleri, proteinlerinin miktarları ve bu proteinlerin burun, akciğer ve göz mukozalarında çözünme hızları. Çevredeki alerjenlere bağlı dört büyük hastalık, mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi), yıl boyu (perennial) alerjik rinit, atopik dermatit ve astımdır.
Mevsimsel alerjik rinit belli bir bölgedeki polen dağılımına sıkı sıkıya bağlıdır. Örneğin, ABD'nin New England bölgesinde ve İskandinav ülkelerinde, alerjik rinit ilkbahar başlarında görülür; nedeni huş ağacının polenleridir. Kuzey yarıkürenin ılıman kuşaklarında mayıstan hazirana kadar otların polenleri rol oynar. Kuzey Amerika'da ağustos ortalarından eylül sonlarına kadar havada kanarya otunun polenleri bulunur. Mevsimsel alerjik rinit bu aylarda en şiddetlidir; mevsim sona erdikten birkaç gün veya hafta sonra bütün belirtiler kaybolur.
Okul çocuklarında en sık görülen süreğen (kronik) hastalık astımdır. Örneğin, Atlanta veya New York okullarında öğrencilerin % 15'i okul hemşiresine başvurarak okulda aerosol tedavisi görmeleri gerektiğini bildirmektedir. Bu çocukların % 75'i en az bir alerjene alerjiktir. Bunlar evlerinde kedi, köpek bulunan, fazla tozlu evlerde yaşayan veya evlerini hamamböceği istila etmiş çocuklardır. Kuru iklimlerde toz akarları, soğuk iklimlerde hamamböcekleri nadirdir.
Ev içi alerjenlerinin hiçbiri mevsimsel değildir. Bu nedenle astımı belli bir mevsime özgü sayma olanağı yoktur. Şunu da belirtelim ki astımın başlaması için aynı alerjenlere aylarca maruz kalmak gerekebilir. Çocuklar evlerinden veya o bölgeden uzaklaştırıldıklarında akciğerlerin normale dönmesi de haftalar, hatta aylar alabilir.
Son 30 yılda astımın ve diğer alerjik hastalıkların artışı, hem alerjenlere maruz kalışın, hem de alerjik yanıtın artışındandır. Batı ülkelerinde olduğu gibi, hayatı kapalı yerlerde (evler, bürolar vb.) geçen insanlarda ev içi alerjenleri alerjinin baş nedenidir. Evlerin tasarımı, döşenmesi ve temizlenmesindeki değişmeler, polen miktarını etkileyen yeni tarım teknikleri ve diğer yenilikler, soluduğumuz yabancı proteinlerin niceliğini ve niteliğini değiştirmiş olabilir. Gelişmiş ülkelerde alerjik hastalıklara sık rastlanması, bu ülkelerin yaşam biçimini gösteriyor olabilir.
(Bilim ve Teknik, Haziran 1998)

 

Ev Eklembacaklıları                                         Bir evin içinde farklı birçok omurgasız hayvan yaşayabilir ve bunların çoğu alerjen kaynağı olabilir. Astım gibi alerjik hastalıklarda yalnız iki grup eklembacaklı önemli rol oynar. Bunlar ev tozu akarları ve hamamböcekleridir.

 Bunların önemli olmalarının nedeni, çok fazla sayıda bulunabilmeleridir. Bunun sonucu olarak proteinleri ev tozunda birikir. Diğer alerjenlerde olduğu gibi, alerjik etkiyi yapan, hayvanların kendisi olmayıp onlardan kaynaklanan ve suda çözünebilen proteinler içeren parçacıkların havaya karışmasıdır.Toz akarları, 1967'de Hollanda'da Voorhorst ve arkadaşları tarafından ev tozu alerjisinin en önemli öğeleri olarak ilan edildi. Bu araştırmacılar gösterdiler ki, ev tozu akarları, özellikle sıcak ve nemli evlerde, insan derisinden dökülen parçacıkları yiyerek çok fazla çoğalabilirler; yalnız şilteler ve yastıklarda değil, halılarda, koltuk ve kanepelerde, hatta giysilerde ve perdelerde bol miktarda bulunabilirler. Akarların çoğalmaları için en uygun koşullar, mantarlarınkine benzer: Sıcak ve nemli ortam.
Evlerde bulunan akarlar Dermatophagoides (Latince deri yiyen demektir) cinsindendir. Başlıca iki türleri vardır:
pteronyssinus (Latince tüy seven anlamına gelir) ve farinae (Latince un demektir). Akarlar sekiz bacaklı, kör ve yaklaşık 300 mikron (üçte bir mm) uzunluğundadır. Ayaklarındaki yapışkan yastıklar sayesinde liflere ve diğer maddelere yapışabilirler. Bu nedenle elektrik süpürgesi halılardan akarların döküntülerini temizleyebilirse de canlı akar sayısını azaltamaz.
Toz akarları suyu yalnızca atmosferden alabilirler. Bu nedenle onları nem oranındaki iniş çıkışlardan koruyacak bir yuvaya gereksinimleri vardır. Kedi alerjeni için depo görevi yapan her yer, akarlara yuva olabilir. Toz akarları alerjenlerinin çoğu, akarların dışkısında bulunan sindirim enzimleridir. Akarların dışkı parçacıkları, dağılmalarını önleyen kitin bir zarla çevrilidir.
Ev tozu akarlarının alerjenleri, yatak yapma veya elektrik süpürgesiyle temizleme sırasında havaya karışır. Bu nedenle toz akarlarına alerjik olanlar, bir eve girdiklerinde, depolarda çok sayıda akar olmasına rağmen, hemen alerji belirtileri göstermezler. Ama uyurken, kanepede otururken, evde temizlik yapılırken veya ev içinde fazla hareketlilik olursa toz akarlarının alerjenlerine maruz kalırlar; bu sırada alerjik rinit ve/veya astım belirtileri ortaya çıkar.
Alman hamamböceği (Blatella germanica) dünyadaki en eski ve farklı ortamlara kendini en iyi uyduran türlerden biridir. Hamamböceklerinin ev tozlarında biriken sindirim enzimleri ve tükürük proteinleri alerjen etkisi gösterir. Çoğalmalarını sıcaklık, nem ve yemek kırıntıları hızlandırır. Akarlardan farklı olarak damlayan bir musluktan veya buzdolabının su kabından su içebilirler. Bu nedenle pek çok yerde yıl boyu çoğalabilirler.
Hamamböcekleri en fazla mutfaklarda bulunmakla birlikte bütün evi dolaşırlar; alerjenleri evin her tarafında bulunur. Televizyon seyrederken bir şeyler yenen her odada, yatak odaları dahil, hamamböcekleri üreyebilir. Hamamböceği alerjenleri de akarlarınki gibi evde temizlik ve hareket sırasında havaya karışmaktadır
.
(Bilim ve Teknik, Haziran 1998)  

 

Evcil Hayvanlar

1997'de bir Amerikalı ortalama olarak günün 23 saatini kapalı yerlerde geçirmişti. Ev içinde en iyi bilinen alerjen kaynağı kedidir (Felis domesticus). İnsanların % 6'sı kediye alerjiktir. Kedinin en önemli alerjeni, derideki yağ bezlerince salgılanan ve tüylere de bulaşan bir proteindir. Alerjen, kedinin tükürüğünde de vardır; ama bu o kadar önemli değildir. Kedinin alerjeni kanepelerin ve halıların üzerinde birikir; bunlar bu alerjen için bir depo görevi yaparlar. "Alerjen deposu" kavramı çok önemlidir; çünkü kedi evden uzaklaştırılsa bile alerjeni aylarca bu depolarda kalır. Ayrıca kedi alerjeni çok kolaylıkla havaya karışır; elektrik süpürgeleri, vntilatörler ve iklimlendiricilerin yarattığı hava akımı, hatta ev içindeki küçük hareketler bu alerjeni havaya karıştırır; alerjen havada saatlerce asılı kalır. Kediye alerjisi olan bir insan kedili bir eve girince, birkaç dakika içinde burnunda ve akciğerlerinde alerjik tepkiler başlar ve bazen bunlar o kadar şiddetli olur ki kişi o evi terk etmek zorunda kalır.
Kedi alerjeninden kurtulmanın yolu kediyi evden uzaklaştırmak ve evi baştan aşağı çok iyi temizlemektir. Kedi evde kalacaksa halıları ortadan kaldırmak, mobilyaların üstünü çok iyi temizlemek, kediyi haftada bir yıkamak veya silmek ve özel filtreli bir oda iklimlendiricisi  kullanmak gerekir.
Diğer evcil hayvanlar da (örneğin köpek, kuş, tavşan, fare, kobay vb.) alerjen kaynağı olabilir ve aynı koruyucu yöntemlerin kullanılmasını gerektirir.

 

 

 

 

 

Not :Yukarıdaki bilgileri tedavi amaçlı kullanmayınız.Unutmayın ki hekim kontrolunde olmadan uygulanan tüm yöntemler tedavi sayılamaz.
UZMAN GÖRÜŞÜ

EV TOZU  AKARI

   Ev tozu akarları
MİTE

Bizlerle besleniyorlar

Buharlı temizlik,buharlı temizlik makinesi,buharlı temizlik makinası,buharlı temizlik sistemi,buharli temizlik robotu,buharlı temizleyici,buharla temizlik,buhar temizliği,buhar temizligi,astım,alerji,g3 ferrari,g3,ferrari,ev tozu akarları,aktif satış,pazarlama,en iyi,marka,ütü,espresso,ithalat,ithal,leke,hijyen,bebek,çocuk,çocuk yuvası,kreş,sağlık,sağlıklı temizlik,halı,deterjan,temizlik gereçleri,ev gereçleri,temizlik,ücretsiz,demo,kimlik sorgula,küçük ev aletleri, espresso, cappuccino


                                                                                                      .p;  .